Iki Arada Bir Derede

Görsel

Çok mu çok uzun zaman oldu yine karalamayalı?

Günler hangi hız biriminde geçiyor, o arada hangi işler yarım kalıyor, takip edeyim dediklerimin ne kadarını takip edebiliyorum artık ipin ucu kaçmış vaziyette. Yine taslakta bekleyen bol fotoğraflı postlar var, merak etmeyin; sadece biraz mükemmelliyetçi miyim yoksa takıntılı mı bilemem, üstünden geçmeden, bilgilerin doğruluğunu teyit etmeden yayınlamak istemiyorum. Tüm bu koşuşturmacada birkaç gün izin verdim kendime, şahsen tanıyanlar yine isyanlara girecekler “yine nereye?” diye, bu sefer hiçbir yere, hiç kimseye, sadece kendime yapılan bir yolculuk.

Dönüşünde yine, daha dolu daha bol paylaşımlı yazılarla hep birlikteyiz 😉

Görsel http://www.zimlicious.com’dan alınmıştır.

Spor Yapmak veya Yapmamak?

Uzun süredir, malum gündemimiz dışında hiçbir şey düşünmeden, konuşmadan geçiyor vakit. Başka şey konuşulsa, sevgiliye ihanet gibi; tepki gösteriyoruz. Haklıyız da, bunca senedir görmediğimiz duymadığımız onlarca şey varmış. Yıllardır konuşsak bitmez.

Görsel

Kesif | Cokabook

Yaratıcı insanlar bende hep bir hayranlık duygusu uyandırmıştır, yazılarına, çizimlerine, fotoğraflarına veya yarattıkları her ne ise ona baktığımda hep gıpta ederim. Çizimin bunlar arasında yeri ayrıdır, çünkü resim, eğer “resim” ise sadece görünmekle kalmaz, konuşur, kokar.. Onu canlandırabilmek her babayiğidin … Okumaya devam et

Azim

Hani bazen birşeyi çok ama çok arzularsınız, onu düşlersiniz, araştırırsınız, günlerce resimlerine bakarsınız, size ilham verenleri başucunuza koyarsınız ya.. Öyle zamanlarım olur benim. Ama birkaç gün, hafta, ay geçmiş bir bakmışım ki iki adım ötesine gidememişim olduğum yerin. İşte şimdi tam da o noktadayım.

Hayata biraz daha sıkı bağlanmak, halatları sağlamlaştırmak için ikinci bir kişiye değil, hayallerimize tutunmamız lazım.

Ben artık hayallerimle olan ilişkimi mutlu sona bağlamak istiyorum..

Amsterdam – Rotterdam

Amsterdam’da geçirdiğimiz iki gün, gerçek anlamda çok keyifliydi. Şehir, bir sanat eseri değil, muhteşem binalar yok, ama bambaşka bir havası olduğu kesin! İnsanlar özgür ve bu özgürlük insana öyle bir keyif veriyor ki.. Bir önceki Amsterdam postunda bahsetmiştim, insanın şansı olsa tası tarağı toplayıp buraya taşınası, bir bisiklet alası ve amaçsızca süresi geliyor sadece. Sıkmıyor, zaten insanı özgürlük nasıl sıkabilir ki:)

SONY DSC

Okumaya devam et

Güle Güle 2012!

126709352013newyearbackground

Geçtiğimiz yıl bir “Güle Güle 2011!” postu yapmışım. Orda bu sene yapmak istediklerimi tek tek sıralamış, bu yıl içinde gerçekleştirmeyi hedeflemiştim. Ne yaptım ne yapmadım, e malum insanın kendine dönüp bir bakması lazım..Şimdi gelelim geçirdiğim 365 günün değerlendirmesine.. Okumaya devam et

Can You Feel The Love?

20121222-133515.jpg

 

Please click on the photo to watch the video/ Lutfen video icin fotografa tiklayin!

Just after my Erasmus in Poland, I graduated and come back to Istanbul, where I planned to live and I got an e-mail from the Student Affairs that a big group of students coming from University of California to Istanbul to attend an Ottoman History class in the heart of its very own roots. There were some students needed to be their company through the summer and I volunteered this position to practice English. I couldn’t miss such an opportunity to get to know “real” American people and cultural exchange.

Students were very fun to be with and we explored our habitat with them all over again, also had the chance to look at Istanbul from their eyes.

This program also made two great people met, just like a romantic movie, girl comes from another part of the world and boy, the local one, he falls in love with her. Maybe some people thought they can not make it work from long distance, but I always believe in true love as no distance can break it. From 2009 till 2012 they make it grow, and this summer they got married!

Hope their love could make the world a little bit brighter and inspire all of us!
I thank Jackie and Aykut to let me publish it here.

——

2009 yilinda Polonya’da Erasmus bittikten sonra Istanbul’a dondugumde okulumun ogrenci islerinden bir e-posta aldim. Iceriginde Amerika’daki University of California’dan bir grup ogrencinin Osmanli Tarihi dersi icin osmanlinin kalbine, Istanbul’a gelecekleri ve bu surecte onlara mentor olacak ogrencilere ihtiyaclari oldugu yaziyordu. Filmlerin otesindeki gercek Amerikalilari tanima firsatini kacirmamak icin bu ise gonullu oldum.

Ogrencilerle takilmak cok keyifliydi, onlari tanimak ve aslinda tahmin ettiginden cok daha iyi, coj daha acik goruslu olduklarini gormek.. Ayrica onlarla beraber yasadigimiz sehri yeniden kesfettik, onlarin bakis acisini kendimizinkine ekledik.

Bu program ayni zamanda iki insanin da tanismasina sebep oldu, Jackie ve Aykut. Ayni romantik filmlerdeki gibi, kiz dunyanin obur ucundan gelir ve sehirli cocuk ona asik olur.. Kimisi bu iliskinin yalnizca Istanbulda kaldiklari sure boyunca surecegini, uzaktan yurutulemeyecegini dusunmus olabilir ama ben gercek aski hicbir mesafenin yikmayacagina inandim. 2009dan bu yana surdurdukleri iliskilerini 2012’de dunya tatlisi bir torenle “kiz evinde” tamamladilar 🙂

Umarim asklari dunyayi biraz daha aydinlatmak ve guzellestirmek icin ve bizlere de bunun olabilecegine inanmak icin bir sebep olur.

Jackie ve Aykut’a dugun videolarini yayinlamama izin verdikleri icin cok tesekkur ediyorum!

Haftanın Şarkısı-1

Bu videoyu ilk defa bir blogda izleyip çok beğenmiştim ama sonrasında adını unuttum ve bir daha dinleme fırsatım olmadı, ta ki bugün arabada radyoda dinleyene dek.. Bugün yaklaşık 50 defa dinlemişimdir..
Değişik ülkelerden kurulmuş bir orkestra Kadebostany.. Kesinlikle takip edilmeli, inşallah bir gün Türkiye’ye de gelirler!
İyi dinlemeler:)

Amsterdam

Aslında taa Nisan ayından kalma İsviçre fotoğraflarım, yine sonrasında yaptığım gezilere dair şeyler elimde birikmişken en yenisinden en tazesinden bir Amsterdam yazısı yazıyorum. Haydi o zaman gezimiz başlasın!

IMG_3470

Okumaya devam et