Zara Yeşili

Zara’nın web sitesinde gördüğüm yeşil ve haki tonundaki bu elbiseler o kadar güzeller ki, bundan sonra yeşilin adı değişip “Zara Yeşili” olacak gibi. Elbiseleri görünce siz de bana hak vereceksinizdir eminim.:)

Yılbaşına çok çok az bir zaman kaldı, yılbaşı dönemlerini çoook severim ama bu sene İstanbul’dan uzak olmam nedeniyle, o sokak süslemelerini, Nişantaşı’ndaki ışıkların altından evime yürümeyi çok özlüyorum.. Siz eğer oralardaysanız, benim yerime de havasını koklayın lütfen 🙂

Görseller, Zara.com’dan alınmıştır.

Tatlı Pazartesi

Başlığa bakıp “sen bizimle dalga mı geçiyorsun?” diyor olabilirsiniz. Hele ki Perşembe-Cuma’yı tatile dahil edenler için 10 günlük upuzuun bir Kurban Bayramı geçirmişken, ilk iş günü ne kadar “tatlı” olabilir? Bilmem, bugün, giydiklerimden olsa gerek, bana pek bir tatlı. Akşamki ödev sunumunu düşündüğümde ise midemin ne kadar bulandığını da eklemeden geçemeyeceğim.:S

Annemle babamın doğum günü hediyesi bluz, kolları kanat gibi, uçuş uçuş 🙂 Bluz: Forever New

Büyükbabalarımızın eski saatlerini andıran kolye:) Kolye : T-Box

En güzel yanı da saatin kurmalı ve çalışıyor olması. Saat takmayan biri olarak bu kolyeyi taktığım günler, saat kaç diye ona buna sormak, çantadan telefon aramak zorunda kalmayacağım, ehiehi.

Bu hafta yurt genelinde hava çok kötü olacakmış, beni en çok düşündüren ise elbette Van’daki depremzede vatandaşlarımız. Nakdi yardımlara ne yazık ki güvenim kalmadı, ama umarım topladığımız tüm o giyecek ve ısıtıcılar yerine ulaşmıştır.

Herkese mutlu bir hafta diliyorum!

Miss Gadget

Biz küçücükken, ufacıkken hani çizgi filmler vardı ya hani, silahlı, savaşlı, topaçlı olmayanlarından bahsediyorum. Ne güzel günlerdi değil mi? Siz de özlemiyor musunuz o çizgi filmleri? Eskiden, dünyanın bu kadar çirkin bir yer olduğunu bilmiyorduk. Çünkü saat 9 oldu mu “Haydi bakalım yatağa” denene dek, şu dönemde olduğu kadar çok cinsellik, şiddet, entrika içermeyen programları izliyor, zaten biraz anlıyor , biraz da anlamıyorduk.

Televizyonu her açtığımızda çizgi film izlediğimiz günler geride kaldı ama artık televizyonu açtığımızda bu kadar çirkin manzarayla karşılaşmak da fazlasıyla acı..

Bu seti yapmaya başlarken aklımda hiç böyle bir fikir yoktu ama seçtiğim parçaları gözümün önünde bir araya getirince, eksik olan tek şeyin bir büyüteç olduğunu fark ettim:)

Haydi gelin, biz de bu şık dedektifin peşine takılıp güzelliğin izini sürelim..

Üst:Ivory / Etek:Alexander Wang / Pelerin: Soeur /Gözlük: Tom Ford / Şapka: Monsoon / Kolye: Ziba / Çanta: Marc Jacobs / Ayakkabı: Louboutin

Görseller Polyvore.com’dan alınmıştır.

Sale!Soldes!

1 Temmuzda ZARA grubu magazalarinin indirime girecegini duydugumda tabiki öncesinde neler var neler yok magazalari biraz gezmistim, hatta bir onceki postta da bahsettigim uzere birkac parcayi kacirmamak ugruna satin almistim. Cok da fena birsey yapmamisim aslinda cunku (en azindan ZARA’nin kendisi icin konusmak gerekirse) oyle ciddi bir indirim yoktu. İndirimin maksimum yuzde olarak %30 oldugunu soyleyebilirim, bircok urunu de begenememis oldugum icin bu sene biraz hayal kirikligi oldu benim icin. Yani evet 2 parca degil ayni paraya 3 parca alabildim. Ha derseniz ki daha ne alacaksin Allah doyursun, napalim kardesim butun sezon indirimi bekliyoruz haliyle husran oldu tabi.
Tabiki ayni seyi Bershka ve Stradivarius icin soylemeyecegim. Zira iki magaza da hem gozume hem gonlume hem de cebime hitap etti. Massimo Dutti’yi denemedim bile, zaten cok zamanim da yoktu. Bundan sonra sezonda cok daha kaliteli parcalara iyi para verip, indirime kadar sabir sebat etmek istiyorum.
Aldiklarimdan bir kolaj yaptim, buyrunuz:) daha cok cizgili parcalar ve beyaz renk secmisim, Stradivarius kasada cok tatli bir hanim zevkimi cok begenip aldiklarimin yerini sordu, gitti aynilarindan aldi:) Kasiyerle goz goze geldik o an, mutlu oldum.

20110703-211223.jpg

20110703-211804.jpg

Yeni ciciler

 Fark ettim ki bu sezon pek mağaza gezememişim, raflara askılara pek bakamamışım. Ama yine de her sene olduğu gibi zevkim yine değişmiş, önceden “tam benlik” dediğim pek çok şeyi beğenmedim, beğenemedim. Özellikle ayakkabı konusunda çok titizleştim, son zamanlarda uygun fiyatlı diye aldığım ve ayağımı vuran, sağlığını bozan ayakkabılardan sonra pek çok ayakkabıyı beğenmez oldum. Eskiden vitrinlerin önünden zorla çekiştirirlerdi beni:) Zaten bi elektronik, bi de ayakkabı mağazalarını gezmek dışında alışverişe çok da fazla vakit ayırmayan, “bu oldu mu tamam alıyorum” diye doğruca kasaya yönelen bir insanım. Yine de 2011 yazına dair yazlık pek parçam yok, daha çok renkli blazerler aldım ama malumunuz burada hava ekim-kasıma kadar blazer giydirecek kadar soğumuyor. O yüzden yeni cicilerim dolap beklerken, ben de onları giymek için sonbaharı bekliyorum.

Bu ayakkabıları, tükenme ihtimaline karşılık indirime girmesini beklemeden, dün gidip Zara’dan aldım. Gerçekten hem çok rahat, hem de tam yazlık! Bu yaz satın almaktan en memnun olduğum parça. Bu arada fotoğrafı çekmeye çalışırken odaya bir arı girdi ve koluma kondu. Fotoğrafa o kadar odaklanmışım ki, biraz geç fark ettim ve ani bir hareketle sıyrıldım, ucuz kurtuldum. Tabi ki her şey ayakkabı aşkına:) Ayakkabıyla birlikte bir de şu elbiseyi aldım ama fotoğraf çekmeye uygun bir ortamda bulunmadığım için çekemedim, o nedenle orjinalini ekleyeyim.

Source: http://www.zara.com

t-Box style

 

 

T-Box Boyfriend Shirt – Ona aldım ama geri vermeyi düşündüğüm söylenemez:)

Küpeler ise o kadar sevimli ki,kıyafetime uymuş mu uymamış mı hiç umrumda değil:)

T-Box’ta o kadar güzel parçalar var ki, özellikle erkek bölümüne hayran kaldım, ama bu aralar çıkmayı düşündüğüm tatil için para

biriktirmekte olduğumdan kendimi tuttum.  Fiyatlar zaten çok uygun, gerçekten hayran oldum diyebilirim!

Haftanın ilk iş günü, çok yoğun değil ama önümüzdeki günlerde

 

fazlasıyla yoğunlaşacağım. Ayrıca bu kendi giyimimden birşeyler paylaştığım ilk post:) Umarım hoşunuza gitmiştir.

 

Pantolonu çok göremiyorsunuz ama kendisi Mango ve aynısının 3 ayrı renginden aldığımı söyleyerek pantolona da ne kadar aşık olduğumu buradan ifade edebilirim:) Keten ve yaz için ideal, hele benim gibi ciddi bir işte çalışıp aynı zamanda yaz aylarında kavrulan bir şehirde yaşıyorsanız.

Umarım önümüzdeki günlerde de kendi giyimimden daha iyi çekimleri sizlerle paylaşabilirim. Bence bunun en iyi yanı, ileride her şeyde olduğu gibi zevkimiz ve moda tanrıçalarının buyrukları da değiştiğinde “vay be neler giymişim, nasıl görünüyormuşum” diyebilmek 🙂 Bir nevi fotoğraflı günlük tutmak.

Sevgiyle!

O.

Burberry A/W

Burberry’nin aksesuarlarına, kokularına, trençkotlarına karşı sonsuz bir zaafım olduğunu söylemiş miydim size daha önce?

 

Ve karşınızda Sonbahar – Kış koleksiyonundan miniminnacık bir parça, hem de Muse eşliğinde:)
Daha güzeli olabilir miydi?

 

Biraz güneş, biraz deniz..Sonunda yaz geldi!

Antalya’da ikamet edenler, baharın hatta yazın erken gelmesine alışıktır. Mart ayında ısınmaya başlayan hava, Nisan’da biraz yağmurludur ama sevimli yüzünü bol bol gösterir. Mayıs’ta ise iyiden iyiye ısınır hava, gündüz terletir, gece hafif bir serinlik yalayıp geçer, ama neticede sokakta yürürken hele benimki gibi güneşi gördüğü yerde yanmaya hazır bir teniniz varsa, hemencecik koyulaşabilir, İstanbullu arkadaşlarınıza hava bile atabilirsiniz.

Ama bu sene yaz bize de yüzünü biraz geç gösterdi, nitekim ilk defa bugün, evet bugün bu cümleyi kurabildim. “Antalya’ya sonunda yaz geldi!”

Birkaç gündür arkadaşlarla sabah 06.30 gibi kalkıp, Konyaaltı sahilinde yürüyüş yapıyoruz. (Aramızdan erkek arkadaşımın da dahil olduğu bazıları koşmayı tercih edip akşama pert oluyor :P) Her yaştan kadın, erkek, çocuk var o parkurda. O kadar güzel bir manzara ki, bir sonraki yürüyüşümüzde yanıma makinamı da alacağım ve bu güzel görüntüyü sizlerle paylaşacağım söz! Hele bir de anneyle bebeği var ki, eğer izin verirse bizzat onları yürürken çekip koyacağım buraya çünkü bebek tahminimizce daha 4-5 aylık ve ana kucağında annesinin önünde bir yandan parmağını emip uyukluyor, bir yandan annesine bakıyor ne yapıyor bu kadın diye. :)) anne desen, maşallah sanki o hiç doğurmamış, hiç hamile kalmamış, 9 ay maratona hazırlanırken bi bakmış aaa bebiş.. O derece kaslı, güzel,orantılı görünümlü bir kadın. Ona o kadar imrendim ki anlatamam size. Allah hepimize deformasyonsuz hamilelikler nasip etsin inşallahhh :PP

Yürüyüş parkurumuzun bir fotoğrafını paylaşayım yine de:) Şimdi böyle ıssız göründüğüne bakmayın, yaz aylarında gece bile oturacak yer bulamazsınız koskoca 5-6 km lik sahilde..

Bir de bu aralar alışveriş yapmamak için resmenn kendimi tutuyorum off vitrinlerde o kadar güzel, tontiş, bebiş şeyler var ki.. Rengarenk kombinler yapıp sokağa fırlamak istiyorum biliyorsunuz bu yaz modası colorblock! ama henüz vermeyi umduğum kiloları veremediğimden kendime alışverişi yasakladım ama bu, arada Trendyol.com dan ayakkabı alamayacağım anlamına gelmiyor, mesela geçenlerde çok beğendiğim, biraz frapan ama oldukça sevimli ve kadınsı bir çizgi arasında gidip gelen Nr39 indirimdeydi ve hiç kaçırmadan çok tatlı bir çift satın aldım. Bir sonraki hedefim ise Louboutin! Kesinlikle bundan sonraki ilk çiftim Louboutin olacak bunu hissedebiliyorum ❤

Ha, kendime bir güzellik yapıp netbook aldım sonunda. Artık klavyesinin üzerine bira döküldüğünden, a ya bastığında ç, 7 ye bastığında ise sonsuz bir noktalama işaretleri zinciri yaratan, çok sevdiğim emektar notebookumu, bir klavyeye bağlayarak, onu kalan ömründe masaüstü olmaya mahrum ettim. Doğan görünümlü Şahin oldu kendisi bir nev’i. :))

Yeni netbookum Asus Eee PC  Seashell Karim Rashid Collection 🙂 Aslında pembesini çok beğenmiştim ama Vatan Bilgisayar’ın yeni açılan mağazasındaki %25 indirimden aldım ve sadece ellerindeki ürünlerde indirim yapıldığını söyledikleri için pembe rengini getirtemedim ama bence üstündeki kabartıları her renkte çok tatlı duruyor. Ama benim için en önemli unsur şarjıydı ve kesinlikle harika bir bataryası var hem de kutuyla birlikte yedek batarya da veriyorlar. Tek batarya dolu şarjla yaklaşık 6-7 saat kullanılabiliyor bu inanılmaz birşey!

Bu haftasonu ailemle birlikte ufak bir tatil yapacağım, sonraki haftasonu ise İstanbul’a sevgili okulumun mezunlar buluşmasına gidiyorum! Uçaktan çooooook korkmama rağmen, gittim uçak bileti satın aldım, bakalım gidene kadar ne kalp çarpıntıları yaşayacağım yine.

En güneşli, en sıcak, en sevimli günler sizinle olsun.

Sevgiler!

P.S: Bu aralar günde en az 1 saat Garance Doré’nin blogunu geziyorum, okuyorum, gülüyorum, fotoğraflara ise tek kelimeyle ba-yı-lı-yo-rum! Bana inanılmaz bir ilham kaynağı oldu, blogumu daha çok güzelliklerle doldurmaya, daha çok fotoğraf çekmeye ve tabiki daha çok gezmeye itti. Siz de henüz bu güzel insanı ve paylaştığı güzellikleri tatmadıysanız, acilen tıklayın🙂

Canım anneanneciğim, seni de çok özledim, beni merak etme ben iyiyim, umarım sen de orada bir yerlerde çok ama çok mutlusundur dedemle birlikte.

O.