Yagmur

20131002-193658.jpg
Yağmurun bende uyandırdığı hisleri sana tarif etmem imkansız.
En basit şekliyle anlatmak gerekirse, bir temizlenme gibi, yenilenme gibi geliyor. Hani için çok ağırlaşıp da bi’ temiz ağlar, ferahlarsın ya. Sanki Dünya da sıkıntısından, tortusundan arınıyor gibi geliyor.
Bi’ yandan, yazı çok da sevmeyen benim için, eski dost serin havayı kucaklamanın bir yolu, özlediğin bir dostla yeniden içini ısıtarak sarılmak gibi..Yağmura sarılmak deyişimden aklımı yitirdiğim sanılmasın 🙂 Belki de doğduğum bir Kasım günü Ankara’yı sel götürürcesine yağan yağmurun da bende bir etkisi olmuştur, hep annemin anlattığı o deli yağmuru.
Sonbaharı bunca sevme nedenim de bu belki, her sene bir yaş daha almak, binlerce anı, kırık dökük parçaları temizlerken bir yandan ışıldayan yepyeni umutlar.. Bir kırmızı yaprak görüp de önünde on dakika durduğum, İki genç sevgilinin özlemle kavuşmasına gözlerimin dolduğu doğrudur.
Ve sen, her ne kadar bir yere yetişmeye çalışsan da, paçaların sular içinde kalıp isyan etsen de şansına,
Yağmur yağarken bir saniye şemsiyeni indir ve gökyüzüne bak,
Yüzünü yıka tertemiz suyla ve bırak içindeki pas, kir aksın.
Mevsimlerle oynama, her ne kadar sahilde içtiğin içkinin tadı damağında kalsa da, hazanın güzelliğini keşfet.
Elbet o yaz yeniden gelecek.

Herkese muhteşem bir sonbahar diliyorum, en kısa zamanda da en sevdiğim şehirde baharı kutlamaya geliyorum!

Reklamlar