Güle Güle 2012!

126709352013newyearbackground

Geçtiğimiz yıl bir “Güle Güle 2011!” postu yapmışım. Orda bu sene yapmak istediklerimi tek tek sıralamış, bu yıl içinde gerçekleştirmeyi hedeflemiştim. Ne yaptım ne yapmadım, e malum insanın kendine dönüp bir bakması lazım..Şimdi gelelim geçirdiğim 365 günün değerlendirmesine.. Okumaya devam et

Reklamlar

Can You Feel The Love?

20121222-133515.jpg

 

Please click on the photo to watch the video/ Lutfen video icin fotografa tiklayin!

Just after my Erasmus in Poland, I graduated and come back to Istanbul, where I planned to live and I got an e-mail from the Student Affairs that a big group of students coming from University of California to Istanbul to attend an Ottoman History class in the heart of its very own roots. There were some students needed to be their company through the summer and I volunteered this position to practice English. I couldn’t miss such an opportunity to get to know “real” American people and cultural exchange.

Students were very fun to be with and we explored our habitat with them all over again, also had the chance to look at Istanbul from their eyes.

This program also made two great people met, just like a romantic movie, girl comes from another part of the world and boy, the local one, he falls in love with her. Maybe some people thought they can not make it work from long distance, but I always believe in true love as no distance can break it. From 2009 till 2012 they make it grow, and this summer they got married!

Hope their love could make the world a little bit brighter and inspire all of us!
I thank Jackie and Aykut to let me publish it here.

——

2009 yilinda Polonya’da Erasmus bittikten sonra Istanbul’a dondugumde okulumun ogrenci islerinden bir e-posta aldim. Iceriginde Amerika’daki University of California’dan bir grup ogrencinin Osmanli Tarihi dersi icin osmanlinin kalbine, Istanbul’a gelecekleri ve bu surecte onlara mentor olacak ogrencilere ihtiyaclari oldugu yaziyordu. Filmlerin otesindeki gercek Amerikalilari tanima firsatini kacirmamak icin bu ise gonullu oldum.

Ogrencilerle takilmak cok keyifliydi, onlari tanimak ve aslinda tahmin ettiginden cok daha iyi, coj daha acik goruslu olduklarini gormek.. Ayrica onlarla beraber yasadigimiz sehri yeniden kesfettik, onlarin bakis acisini kendimizinkine ekledik.

Bu program ayni zamanda iki insanin da tanismasina sebep oldu, Jackie ve Aykut. Ayni romantik filmlerdeki gibi, kiz dunyanin obur ucundan gelir ve sehirli cocuk ona asik olur.. Kimisi bu iliskinin yalnizca Istanbulda kaldiklari sure boyunca surecegini, uzaktan yurutulemeyecegini dusunmus olabilir ama ben gercek aski hicbir mesafenin yikmayacagina inandim. 2009dan bu yana surdurdukleri iliskilerini 2012’de dunya tatlisi bir torenle “kiz evinde” tamamladilar 🙂

Umarim asklari dunyayi biraz daha aydinlatmak ve guzellestirmek icin ve bizlere de bunun olabilecegine inanmak icin bir sebep olur.

Jackie ve Aykut’a dugun videolarini yayinlamama izin verdikleri icin cok tesekkur ediyorum!

Haftanın Şarkısı-1

Bu videoyu ilk defa bir blogda izleyip çok beğenmiştim ama sonrasında adını unuttum ve bir daha dinleme fırsatım olmadı, ta ki bugün arabada radyoda dinleyene dek.. Bugün yaklaşık 50 defa dinlemişimdir..
Değişik ülkelerden kurulmuş bir orkestra Kadebostany.. Kesinlikle takip edilmeli, inşallah bir gün Türkiye’ye de gelirler!
İyi dinlemeler:)

Amsterdam

Aslında taa Nisan ayından kalma İsviçre fotoğraflarım, yine sonrasında yaptığım gezilere dair şeyler elimde birikmişken en yenisinden en tazesinden bir Amsterdam yazısı yazıyorum. Haydi o zaman gezimiz başlasın!

IMG_3470

Okumaya devam et

Gökkuşağı

rainbow_6

Ben biraz maymun iştahlıyım. Gerçek bu, kabul etmek zorundayım, her şeyle ilgileneyim, her konuda bir fikrim olsun insanıyım. Sadece alanlarında uzman olup geri kalanları önemsemeyenlere lafım yok, ama onları pek anladığım da söylenemez. Zamanım yok, bence tam bir bahane, çünkü herkesin zamanı eşit. Sadece onu kullanmayı bilmek gerek diye düşünüyorum.

Bu aralar ders çalışıyorum, çünkü Hazirana kadar tezimi yetiştirmem lazım. Önümüzdeki dönem doktoraya başvurabilmek için bu süreci uzatmamam gerekiyor. Bir yandan arkadaşlarımı, ailemi ihmal etmemeye çalışıyorum. Sonra, elbette ki bir önceki postta bahsettiğim gibi yaptığımız güzel aktiviteler var, toplumda bir fark yaratan. Son çıkan kitapları okumaya gayret ediyorum. Sinemaya gidemesem de, aldığım DVD’leri izliyorum. Yediklerime,içtiklerime dikkat etmeye çalışıyorum, çünkü bedenim bir çöplük değil. Haftada en az üç gün spora gidiyorum, koşuyorum ve yüzüyorum, kendime bir es veriyorum özellikle yüzerken, gerçekten dinlendiğimi hissediyorum. Koşarken düşünüyorum, düşündükçe zihnimi olumsuzluklardan arındırıyorum ve gittikçe performansım artıyor, mutlu oluyorum. Tabi bu arada gayet yorucu bir işim var, insanlarla içiçe olan her iş gibi bu da sıkıntılı.

Neticede, belki kendimi fazlasıyla yoruyorum, ama ben de böyle mutlu oluyorum:)

Hayatımın bir gökkuşağı gibi, rengarenk olduğunu hissettikçe, iyi ki nefes alıyorum diye şükrediyorum..

Sen De Elini Uzat

Biliyorsunuz arada sizlerle kulüpte yaptığımız toplum hizmeti faaliyetlerini paylaşıyorum. Sıklıkla değil, çünkü reklam yapar gibi olsun istemiyorum, ama emek verip yaptığımız güzel işleri de paylaşmazsam ihanet gibi oluyor, e canım siz de azıcık gönüllü oluverin! 🙂

1 Aralık Dünya AIDS Günü için her sene yaptığımız gibi güzel bir iş çıkaralım istedik, kesinlikle şans bizden yanaydı ki, daha bir gün önce “teknik olarak yetersiziz, çekemeyiz” dediğimiz kısa filmimizi çekmeyi kabul eden, sinemacı bir arkadaş çıktı karşımıza. Allah dedik, başladık çalışmaya. İki gün gibi çok kısa bir sürede çekimler bitti.Bu arada herkesin iş güç okul sahibi olduğunu ve ancak akşam geç saatlerde çekim için toplanabildiğimizi hesaba katarsanız yaklaşık 8 saatte falan çektik hepsini aslında. 2 gün de montaj ve diğer detaylar. Doktor arkadaşlarımıza danıştık, okuduk, araştırdık, yanlış bilgi vermek istemedik. Ama güzel bir iş olsun istedik, oldu da. İnşallah siz de beğenirsiniz.

Ha bir de, eğer twitterda, facebookta, kullandığınız sosyal ağlarda paylaşmak isterseniz, #sendeeliniuzat hashtagiyle bizi de bulun, biz de ordayız, istiyoruz ki filmimizde olduğu gibi elele verelim, elele verdikçe önyargılar azalsın, bilinçlendirelim.