Türk plajlarında son durum

Evet buralara yaz geldi, havalar birden ısındı, ısınmak ne kelime, geceleri uyuyamaz olduk nemden, çarşaf bizde, biz yastık yüzlerinde derin izler bırakır olduk..
Tabi başka şehirlerde yaşayan arkadaşların çoğunun sandığının aksine sürekli ev-iş koşuşturmacasında olduğumuzdan bazen iki bazen üç haftada bir ancak deniz kenarına gidebiliyoruz. Ama işi gücü olmayan pek çok kişinin sürekli deniz kenarında oluşunun bunda büyük bir payı olduğuna inanıyorum, evet tam da tahmin ettiğiniz gibi apaçi dostlarımızdan bahsediyorum.
Betimlemeye gerek yok, ama artık farklı şekillerde, farklı ortamlarda da ürEyebilen bu tür, huzur kaçırmakla kalmayıp güzide Konyaaltı plajında inanilmaz bir çevre kirliliğine de sebep oluyor, çünkü arabasını sahile çekiyor, eskiden hepimizin çok severek gittiği, evimizin dibindeki halk plajında uyuyor, yemek yiyor, mangal yapıyor, çamaşır yıkayıp arabasının kapısına asıyor..ve daha niceleri. Ve bütün bunlara ücret ödememekle birlikte orası kendisine aitmiş gibi park yerine park edenlere ahkam kesiyor -oysa ki orası ücretsiz park alanı-, kızlara laf atıyor, başka erkeklerle dalaşıyor. Ne yaparsa yapsın ne kadar cok calışırsa çalışsın, Konyaaltı Belediyesi de bunun önüne geçemiyor.
Şimdi burada şöyle bir noktaya da değinmek lazım, halkımızın alım gücü yok. Ve otele motele verecek parası da yok, hele ki bütün aile tatil yapma şansı hiç yok, çoğunluk ayın sonunu zor getiriyor..Ama ortaya çıkması gereken manzara bu mu? İğrenç bir sahil, kızlar laf duymaktan akşam yürÜyemez olmuş, sabaha kadar partilerin verildiği şehirde akşam 11 itibariyle “hayat kadınları” müşteri bekliyor sahil yolunda! Ne yapılır bilemiyorum ama en azından resmi şikayetlerin ciddiye alınmadığının farkında olduğumdan blog üzerinden bu durumu dile getirmek istedim. Türkiye’nin turizm başkentinin göbeğinde, 2011 yazında yaşanan son durum budur. Saygılarımla arz ederim!

Reklamlar

Sale!Soldes!

1 Temmuzda ZARA grubu magazalarinin indirime girecegini duydugumda tabiki öncesinde neler var neler yok magazalari biraz gezmistim, hatta bir onceki postta da bahsettigim uzere birkac parcayi kacirmamak ugruna satin almistim. Cok da fena birsey yapmamisim aslinda cunku (en azindan ZARA’nin kendisi icin konusmak gerekirse) oyle ciddi bir indirim yoktu. İndirimin maksimum yuzde olarak %30 oldugunu soyleyebilirim, bircok urunu de begenememis oldugum icin bu sene biraz hayal kirikligi oldu benim icin. Yani evet 2 parca degil ayni paraya 3 parca alabildim. Ha derseniz ki daha ne alacaksin Allah doyursun, napalim kardesim butun sezon indirimi bekliyoruz haliyle husran oldu tabi.
Tabiki ayni seyi Bershka ve Stradivarius icin soylemeyecegim. Zira iki magaza da hem gozume hem gonlume hem de cebime hitap etti. Massimo Dutti’yi denemedim bile, zaten cok zamanim da yoktu. Bundan sonra sezonda cok daha kaliteli parcalara iyi para verip, indirime kadar sabir sebat etmek istiyorum.
Aldiklarimdan bir kolaj yaptim, buyrunuz:) daha cok cizgili parcalar ve beyaz renk secmisim, Stradivarius kasada cok tatli bir hanim zevkimi cok begenip aldiklarimin yerini sordu, gitti aynilarindan aldi:) Kasiyerle goz goze geldik o an, mutlu oldum.

20110703-211223.jpg

20110703-211804.jpg